Hafız olmanın hikmeti
1.HAFIZA ALANININ GENİŞLEMESİNİ SAĞLAR. ...
2. ZEKANI GELİŞTİRİR VE SENİ DAHA AKILLI YAPAR. ...
3. BEYNİNİN SINIRLARINI ZORLAMANIN EN İYİ YOLUDUR. ...
YENİ ŞEYLER ÖĞRENMENİ KOLAYLAŞTIRIR VE ÜRETKENLİĞİNİ ARTTIRIR. ...
STRESİ AZALTIR VE SAĞLIĞINI İYİLEŞTİRİR. ...
6. ZİHİNSEL HASAR OLUŞUMUNU YAVAŞLATIR
7. ODAKLANMA BECERİNİ GELİŞTİRİR.
8. AKADEMİK BAŞARINI ARTTIRIR.
9. AHLAKINI GÜZELLEŞTİRİR.
10. SOSYAL İLİŞKİLERİNİ GÜÇLENDİRİR
11. ANNE BABANA VEREBİLECEĞİN EN GÜZEL ARMAĞANDIR.
12. EZBERLEDİKÇE CENNETTEKİ SEVİYEN YÜKSELİR.
13. KUR’AN SANA ŞEFAATÇİ OLUR.
14. ŞEFAAT ETME HAKKINA ERİŞİRSİN.
15. OKUDUĞUN HER HARF 10 KAT DAHA DEĞERLİDİR.
16. ZORLANDIĞIN İÇİN DE MÜKAFATLANDIRILIRSIN.
HAFIZLIK
Kur’an-ı Kerim’e geçildiğinde Fatiha ve (الم) normal olarak okutulur.
(إن الذين كفروا) sayfasına geçilir. Birinci ayet okutulurken (إِنَّ)deki tutma, (الَّذِينَ)deki (ذ) harfinin yerinden okutulması ve meddinin bir elif olması, (كَفَرُوا)daki (ر) kalın, (سَوَآء)deki med ölçüsü, (عَلَيْهِمْ أ)deki izhâr, (ءَ أَنْذَرْتَهُمْ)deki ihfâ (ر) kalın, (أَمْ لَمْ تُ)deki izhârlar, (تُنْذِرْهُمْ)deki ihfâ (ر) ince, (لاَ يُؤْمِ)deki (ء) , (نُونَ)daki vakıf… Bunların hepsine gereken dikkat ve önem gösterilmelidir.
ayetlerin okunmasına mümkün olduğu kadar doğru ve sür’atli bir şekilde devam edilir. İki cüz kadar ilerledikten sonra sıfât-ı hurûf ezberlenir.okuyuş selikası temin edilir. hükmü’r-ra, tutmalar, idğâm mea’l-gunne’nin burundan telaffuzu, vakf-ı ızdırârî (nefesin yetmediği yerde durma), ve med ölçüleri yapilir.iki dakikada okunma.
1.usul
Hafız adayı sayfayı üçe böler. İlk beş satırı ezberledikten sonra grup arkadaşlarından A şahsına ve B şahsına ayrı ayrı dinlettikten sonra hocaya bu beş satırı yanlışsız dinletmeye gayret eder. Daha sonra ikinci beş satırı da ezberleyip aynı usulle grup arkadaşlarına okur.
günde iki sayfayla başlayan Hafız adayı birinci sayfasını (cüzün son sayfası) bu sistemle ezberledikten sonra aynı aşamalarla ikinci sayfasını da (cüzün 19. sayfası) ezberler ve dinletir. Daha sonra iki sayfayı birlikte sadece hocaya (ezber çalıştığı o gün) yanlışsız bir şekilde dinletir.
günde iki sayfayla başlayan Hafız adayı birinci sayfasını (cüzün son sayfası) bu sistemle ezberledikten sonra aynı aşamalarla ikinci sayfasını da (cüzün 19. sayfası) ezberler ve dinletir. Daha sonra iki sayfayı birlikte sadece hocaya (ezber çalıştığı o gün) yanlışsız bir şekilde dinletir.
Hafızlığını tamamlayan zât-ı muhterem ilk ayda günde iki cüz ezber vererek 15 günde bir hatim dinletir. Daha sonraki iki sene boyunca günde bir cüz ezbere okuyarak ayda bir hatim dinletir.
Hafızlığını tamamlayan zât-ı muhterem ilk ayda günde iki cüz ezber vererek 15 günde bir hatim dinletir. Daha sonraki iki sene boyunca günde bir cüz ezbere okuyarak ayda bir hatim dinletir.
2usul.
Tâbiînin büyüklerinden Ebu’l-Âliye şöyle buyurmuştur:
“Kur’ân’ı beş âyet beş âyet öğreniniz! Çünkü Rasûlullah r âyetleri beşer beşer alırdı (vahiy beş âyet beş âyet inerdi).” (İbn Ebi Şeybe, Musannef, X, 461)Ebû Abdirrahman es-Sülemî şöyle buyurmuştur:
“Biz bu Kur’ân’ı öyle bir topluluktan öğrendik ki, bize haber verdiklerine göre onlar on âyet öğrendikleri zaman bu on âyette neler olduğunu tam olarak öğrenmeden diğer on âyete geçmezlermiş. Biz, Kur’ân’ı ve onunla ameli birlikte öğrenirdik. Bizden sonra Kur’ân’a öyle bir topluluk vâris olacak ki onu su içer gibi içecekler ama içtikleri -elini boğazına koyarak- işte burayı geçmeyecek.” (İbn-i Sa’d, Tabakât, VI, 172; İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, X, 460)
Hâfızlık için bu nebevî esaslar üzere bir usûl geliştirilebilse çok güzel olur. Kur’ân-ı Kerîm beşer veya onar âyetlik kısımlara ayrılarak ezberletilir.
Kur'ân-ı Kerîm ezberlemeye, her cüz'ün son sayfasından başlanıyor. Son sayfalar bitince birinci tur (şavt) bitmiş oluyor. İkinci turda sondan ikinci sayfa, üçüncü turda sondan üçüncü sayfalar ezberleniyor. Her bir turda daha önce yapılan ezberler sürekli tekrar ediliyor.
Hafızlık 20. dönüş tamamen bittiğinde hafız olmuş olunur.
Kerim'in dörtte birini ezberleyerek "çeyrek hafız denir.
Tâş hafız ise.Çok Kur'an okuyan anlamına gelen ve farklı bağlamlarda kullanılan bir terim. Kur'ân-ı Kerîm'in tamamını ezberleyen kimse.
Çelik hafız.Hadislere göre İslâm Peygamberi'nin izin verdiği yedi kıraat ve on rivayet üzerine okumayı bilen kişilere denir.
Daha önce hiç ezberlenmemiş olan sayfaya ham/çiğ denir
Çiğ
Ham
Pişmiş.
1. CUZ SONLARI
1.2.3 VS ezberlenir
2. Tam Cuz ezber verilir
3. Cuzlerden 10ar ezber verilir
4. Butun cuz verilir.
5. 6 tane hatim yapılır.sonra sozluye kurula çıkar
6. Sözlude cuzlerden ayetler sorulur
YEDİ KIRAAT İMAMI
İmamlar Kur'an'ın on kanıtlanmış ve doğrulanmış kıraatini okumaktadır:
Nafi'ul-Medani kıraati.
İbn Kesir el-Mekki kıraati.
Ebu Amr Basra kıraati.
İbn Amir ad .yahsubi-Dimashqi kıraati.
Aasim ibn Abi al.behdele-Najud kıraati.
Hamza az.habib-Zaiyyat kıraati.
El-Kisa'i..kufe kıraati.
Abu Jaafar al-Madani kıraati.
Yakup el haframi...basra kıraati
Halef bin hişam.kufe kıraatı
Yedi harf. Terim olarak Ahruf-i Seb'a.
Kur'an'ın yedi harf ile inmesi, yedi vecihle inmesi anlamındadır. Çünkü ahruf kelimesinin müfredi olan harf, vecih anlamına gelir.
Günümüzde kullanılan en meşhur kıraat yöntemleri: Verş, Nâfi' ve Âsım yoluyla Hafs (kıraatleri).Hafs, Asım'ın talebesi olmasının yanı sıra onun damadıdır. Bağdat'ta doğan Hafs, sonunda Mekke'ye taşındı ve burada kayınpederinin okuma yöntemini yaygınlaştırdı.
İmam Hafs ibn Süleyman ibn el-Muğire el-Esedi el-Kufi, Asım ibn Ebi'n-Necud el-Kufi et-Tabi'i'den, o da Ebu Abdurrahman el-Sülemi'den, o da Osman ibn Affan'dan, o da Ali ibn Ebu Talib'den, o da Übeyy ibn Ka'b'dan, o da Zeyd ibn Sabit'ten, o da Muhammed'den öğrenmiştir.
Hafs anlatım zinciri
1Muhammed
2Osman ibn Affan, Ali, Ubeyy ibn Ka'b, Abdullah ibn Mesud ve Zaid ibn Sabit
3Ebu Abdurrahman es-Sulami
4Asım bin Ebi el Najud
5İmam Hafs
1.Ebû Amrın kıraâtı: Bu gün en az kullanılan kıraâttır. Bu kıraât Sudanın bir kısmında tutunmuş bulunmaktadır.
2) Nâfi kıraâtı: Verş rivayetile olan Nâfi kıratı, bugün, Mısır hâriç Kuzey Afrikada tutunmuş bulunmaktadır. Mısırlılar Verşin rivayetini kabul etmekle beraber, daha kolay ve daha pratik olduğu için Hafs'ın rivayetini kullanmaktadırlar. Kuzey Afrikada, Verşin rivayetiyle, Nâfi kıraâtı üzerine basılmış Mushaflar mevcuttur.
3) Âsım Kıratı: Bugün yeryüzündeki Müslümanların büyük bir çoğunluğu, Âsım kıraâtının hafs rivayetini kullanmaktadırlar. Bu kıraâta göre Mushaflar bastırılmaktadır."
Kırâat İle İlgili Kavramlar
"Kıraat ilminin "kart kurrâ, mukrî, mübtedî, mütevassit, müntehî, râvi, rivayet, tarîk, vecih" gibi terimleri bu ilmi öğreten, öğrenen ve nakledenler hakkında ilgili eserlerde sıkça kullanılmaktadır
Kıraat mübtedî ve müntehî diye iki kısma ayrılır.İfrad metoduyla kıraat öğrenmeye başlayıp aynı metotla üç imamın kıraatini öğrenen kişiye mübtedî, kıraatlerin çoğunu ve meşhur olanlarını okuyarak nakleden kişiye müntehî dört veya beş kıraati ifrad tarikiyle bilene de mütevassıt denmiştir."
Kelimenin müfret-cemi şeklinde okunması: “EMANAT-EMANET = emanetler-emanet”(Müminun, 23/8).
- Fiilin farklı kalıpta okunması: “YAKUFÛN-YAKİFÛN”(A'raf, 7/138); anlam değişmez.
OSMANLIDA
Osmanlılarda müderris olmanın yolu, bir talebenin HâĢiye-i Tecrid medreselerinden baĢlayıp çeĢitli hocalardan ders görerek, Hariç ve Dahil medreseleri derslerini tamamladıktan sonra Sahn-ı Seman veya Süleymaniye medreselerinden birini bitirip icâzet almasından geçmektedir.
Kazasker ya da kadıasker, Osmanlı Devleti'nde şeri davalara bakan askeri hakim. Yetkileri arasında kadı, müderris ve din görevlisi atamaları, kadı kararlarını bozma, değiştirme ve yeni kararlar oluşturma gibi maddeler vardır.
İlmiye sınıfı şeyhülislam, kadılar, kazaskerler, müderris, müezzin, nakibü'l eşraf gibi görevlilerden oluşan bir sınıftı
MÜLAZEMET.İlmiye mesleği adaylarının meslekî stajları ve görev bekleme süreleri için kullanılan terim.
Osmanlı medreselerinin aşağıdan yukarıya doğru şu şekli aldığı görülür:
1. İbtida-i Hâric Medreseleri2. Hareket-i Hâric Medreseleri3. İbtida-i Dâhil Medreseleri4. Hareket-i Dâhil Medreseleri5. Musila-i Sahn Medreseleri6. Sahn-ı Semân Medreseleri7. İbtida-i Altmışlı Medreseleri8. Hareket-i Altmışlı Medreseleri9. Musila-i Süleymaniye Medreseleri10. Hamise-i Süleymaniye Medreseleri11. Dâru’l-Hadis Medreseleri
HÂŞİYE-İ TECRîD (YİRMİLİ) MEDRESELERİ
Osmanlı medrese sisteminde ilk aşama ve müderrislik derecesidir. Hocalarına günlük 20 akçe verilirdi. “Yirmili medrese” de denilen Hâşiye-i Tecrid ile bunun devamı olan miftah, ”aşağı dereceli” medreseler olarak da adlandırılmıştır.
Seyyid Şerif Cürcanî’nin Haşiye-i Tecrid okutuldu.sonra Hidaye ekmel okundu.
Medrese Kanunnamesine göre okuma süresi yaklaşık bir yıl olan Hâşiye-i Tecrid’de muhtarasat ya da ulûm-ı cüz’iye denen sarf, nahiv, hesap, hendese derslerinin en basit bilgileri verilir, bu eserlerden başka yine Seyyid Serif’in fıkha dair olan Şerh-i Feraiz’i ve Sa’düddin Teftazanî’nin belağata dair Mutavvel’i okutulurdu. Bu medreseyi tamamlayanlar Miftah Medresesine geçerlerdi.
MİFTAH (OTUZLU) MEDRESELERİ
Sa’düddin Teftazanî’nin belağata dair eseri olan “Şerh-i Miftah”ın adını taşımaktadır. Bu medreselerin tahsil müddeti önceleri iki sene iken sonraları bir seneden daha aza düşürülmüştür. Buralarda ders kitabı olarak fıkıhta Tenkîh ve Tavdih, belağatta Şerh-i Miftâh, kelâmda Hâşiye-i Tecrîd’in kalan kısımları, hadiste Mesâbîh, Hâşiye-i Tec-rîd’den Umûr-i Ammeden vücut ve imkân bahsine kadar, Sadr-üş-şerîa’dan Kitâb-ı Büyû’a kadar, Şerh-i miftâh’dan Mebâhis-i icâb ve itrâb’a kadar ve Mesâbih de iki kere okutulurdu.
TELVİH (KIRKLI) MEDRESELERİ
kırklı medrese, aşağı dereceli medreselerin üçüncüsü ve son aşamasıydı. Buradan asıl medrese aşamalarının ilki olan Hariç Medresesine geçilirdi.
Kırklı medresede okutulan ana ders, Sadeddin Taftazani’nin Telvih adlı fıkıh kitabıydı. Bu medreselerde belağattan Miftahu’l-Ulûm, usûl-i fıkıhtan Tavzih, fıkıhtan Radiyuddin Hasan Sağanî’nin Meşârîk u Envari’n-Nebeviyye’si, Sadruşşeria Ubeydullah b. Ishakî’nin Mesârîk’i, hadisten de Beğavî’nin Mesâbîh adlı eseri okutuluyordu. Bütün bunlardan başka daha farklı eserler de ders kitabı olarak takip edilmişti. Başarılı olanlar Hariç Elli Müderrisliğine yükselir, isteyenler de kadılığa geçerlerdi..
ELLİLİ MEDRESELERİ
Ellili medreselerin Hariç bölümünde: Fıkıh’tan Hidâye; Kelâm’dan Şerh-i Mevâkıf; Hadis’ten Mesâbîh (Beğavî) okutuluyordu.
Dâhil medreselerinde tahsil müddeti önceleri bir yılken sonra altı aya indirildi. Tedrisatta okutulan dersler ve kitaplar: Fıkıhtan Hidâye; usul-i fıkıhtan Telvîh; hadisten Buhârî; tefsirden Keşşâf ve Beydâvî okutuluyordu. Bu eserlerden Buhârî’nin birinci cildi; Hidâye’nin “Kitab-ı Zekât’tan, Kitab-ı Hacc’a kadar olan bölümü ve Telvîh baştan Taksim-i Evvel’e kadar okutuluyordu. Bu medreselerden sonra en yüksek tahsil yolu olan Sahn-ı Seman medreselerine geçilirdi.
SAHN-I SEMÂN MEDRESELERİ
.fatih caminin sekiz medreseye Medaris-i Semâniye, daha sonra maruf tabiriyle Sahn Medreseleri denildi.
ALTMIŞLI MEDRESELERİ
medreselerin tahsil müddeti bir senedir. Okunan dersler şunlardı: Fıkıhtan Hidaye ve Şerh-i Feraiz, Usul-i fıkıhtan Telvih, kelamdan Şerh-i Mevakıf, hadisten Buhari, tefsirden Keşşaf.
SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ
Riyaziyat ve Tıp Fakültesi derslerini takip edecekse Musila-i Süleymaniye denilen medreselere devam eder, buradan mezun olduktan sonra Süleymaniye Medresesi’ne devam edip yüksek tahsil yapabilirdi.
Dârulhilafeti’l- Âliyye Medresesi adı altında birleştirilmesine karar verildi. Nizam-name gereğince, medrese, her biri bir umum müdürün idaresine tevdi edilen şu üç devreden meydana geliyordu:
Tâli Kısm-ı EvvelTâli Kısm-ı SaniÂli
Her devrenin öğrenim süresi dört sene olarak belirlendi. Taliye kısmını bitirenlere şahadet name, Âli kısmı bitirenlere icazet name veriliyordu.
Dârulhilafeti’l- Âliyye’den ayrı olarak iki yıllık tahsil süresi olan Medresetü’l-Mütehassısîn oluşturuldu.Darulhilafeti’l- Âliyye Medresesi umumi adı altında toplanan medreseler şunlardı:
İhzariİbtida-i Haric-
Tali Kısm-ı Evvelİbtida-i Dahil-
Tali Kısm-ı SaniSahn-
Kısm-ıÂliSüleymaniye-
Medresetü’l-Mütehassısı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder