Kim Evinde üç huyu terk ederse mutlu olur.
1.Eleştiriyi
2.Kınamayı
3.İğnelemeyi
*
Kim Evinde üç şeyi teşvik ederse huzurlu olur
1.Sabrı
2.Şükrü
3.Kanaati
*
Kim Evinde üç şeyi yasaklarsa ferahlık içinde olur
1.Gıybet
2.Tartışma
3.Küskünlük
“Kırk gün sabah namazı kılmayanın kulluk kadrosundan çıktığını bilir misin! Kılmayanın şehâdeti de makbul değildir.”
(Fetva-yı Hindîye)
“Nefsinizi daima töhmet altında tutun ve ona uymayın. Her kim bunu başarırsa Allah Teâlâ ona salih amel işlemeyi nasip eder.”
Şah-ı Nakşibend (k.s)
Evliyanın sohbetine kavuşan kimse, Allahü teâlâya kavuşturan yolu bulur.
Ebû Osman Hîrî “Rahmetullahi aleyh”
Hz. Ali Kerremallahü veçhe buyurmuştur ki “Lem yarif İmamezzaman, mate cahil ün” Anlamı; “İmam-ı zamanı tanımadan ölen cahil ölür”, demektir.
Şu iki sınıf sâlih olursa, ümmetim sâlih olur:
İdareciler, Âlimler.(Ebu Nuaym)
Ümmetimden iki sınıf var ki, onlar salâha ererse insanlar da salâha erer: âmirler / yöneticiler ve fâkihler.” (bk. Kenzu’l-ummal, 6/30).
İnsanlardan iki sınıf var ki, onlar salâha ererse insanlar da salâha erer; onlar fesada girerse insanlar da fesada girer: âlimler ve âmirler / yöneticiler.” (bk. Kenzu’l-ummal, 10/191).
İnsanlar yöneticilerinin dini üzere olur.” (Aclunî, Keşfu'l-Hafa, 2/311)
“Takva, seni Allah’u Teala’dan uzaklaştıran her şeyden uzaklaşmandır.”
İbn-i Hafif (ra.h)
“Dünya için dünyaya sevinmek ibadetin tadını alıp götürür.”
Fudayl b. İyâz (k.s)
“Haset, nefis köpeğinin sıfatıdır. Çünkü o, dünya leşinin başında durmaktadır.”
Burhâneddin Tirmizî (k.s)
-------'xx-------
kalp için dört perde vardır.kısaca 4M diyebiliriz.
1-mal,2-mevki,3-münakaşa,mücadele,4-masiyet(günahlar)
Her halini anlatan değersizleşir. Herkese güvenen yolda kalır. Her sırrını açığa vuran yalnızlaşır. Her meziyetini ortaya döken tükenir. Her bildiğini söyleyen cahil addedilir. FARABI
Her kim hakkı kimin söylediğine bakmaksızın araştırır ve tabi olmaya çabalarsa,
Hz. Ali (ra) onun halkında şöyle der;
“Biz insanları hak karşısında ki durumlarına göre biliriz. Hakkı insanların tavırlarına göre belirlemeyiz!”
İCMA.
Bir Delil yoksa bir Fikr olmaz.
fıkıh usulünde icmâ ana hatlarıyla, “Muhammed ümmetinin (müctehidler) onun vefatından sonraki herhangi zamanda dinî bir meselenin hükmü üzerinde fikir birliği etmeleri”Şâfiî’ye göre eğer herhangi bir şer‘î meselenin hükmü üzerinde bütün İslâm âlimleri birleşmişse bu herkesi bağlar.Bakara 2/143, 257; Âl-i İmrân 3/103, 110; en-Nisâ 4/59, 83; el-‘râf 7/181; et-Tevbe 9/16, 115, 119, 122; el-Hac 22/78; Lokmân 31/15; el-Ahzâb 33/43; eş-Şûrâ 42/10). Bunlardan ilkinde “müminlerin yolundan başka yol izleyenler”in ağır bir şekilde eleştirilmiş olması icmâa delâlet şeklinde yorumlanır.Şâfiî, icmâın bağlayıcı kaynak oluşunu ispat etmesini isteyen muhatabına cemaate bağlılığı emreden hadisleri delil olarak göstermektedir (er-Risâle, s. 472-474). Söz konusu hadisler (Buhârî, “Fiten”, 2, 11; Müslim, “İmâre”, 13, 170; İbn Mâce, “Fiten”, 8; Ebû Dâvûd, “Fiten”, 1, “ʿİlim”, 10; Tirmizî, “Fiten”, 7, 27) tek tek mütevâtir olmamakla birlikte aynı anlamı taşıyan bu kadar çok sayıdaki hadisin mütevâtir sünnet gücünde ve bir kaynağın ispatı için yeterli sayılacağı kabul edilmiştir.
İSTİHSAN
Fıkıhta özel gerekçelerle açık kıyastan, genel ve yerleşik kuraldan ayrılıp olayın özelliğine uygun çözüm bulma metodunu ifade eden şer‘î delil.
"Bir devirde bir kimse zamanın en büyük âlimi olsa, ilmin inceliklerine vâkıf ve şeriatın bütün meselelerini bilse, asrın imamı bile olsa, eğer bir mürşid-i kâmil eli tutup manevi terbiye görmezse nefs-i mülhimeyi geçemez."
Muhammed Nuri Şemseddin Hz. (k.s)
“Hakiki dua günahları terk etmektir. Her kim günahları terk ederse, dile getirmese de istediklerini Allah Teâlâ ona ihsan eder.”
Süfyân-ı Servî (k.s)
“Allah Teâlâ’dan başka şeyleri anmak, onlardan bahsetmek kalpte kasvete, katılığa sebep olur.”
Ebû Abdullah Nibâcî (k.s)
Murad-ı Münzâvî hazretleri buyurdu ki:
“Allahü teâlâ insanın yüreğine rûh âleminden bir gönül yâni kalb yerleştirmiştir. Bu gönülün; bilmek, tanımak, istemek, sevmek gibi husûsiyetleri vardır.
Murâd-ı Münzâvî hazretleri
“Muhabbet kesbî değil (çalışmakla kazanılmaz) vehbîdir. Her kime muhabbet verilirse, bir daha geri almazlar.”
İnsanlar sâdık dostlarını, çok yakın akrabalarından daha çok seviyorlar, bunun sebebi nedir?
İmam Mâlik Hz. (rah.) şu cevabı verdi;
Akraba cisme, fâni bedene bağlıdır, sâdık vefâlı bir dost ise ruh'a, gönle bağlıdır.
Sözün, dünyadan el çekmiş insanların sözü gibi görünürken, işin dünyaya tapanların işi olmasın.
Şöhretin en güzeli, her yerde dillendirilen teşekkürlerle yayılandır.
Yâ Rabbi Bana şeref ve nimet olarak kul olmam yeter ve senin benim Rabbim olman da bana övünç olarak yeter.
Ya Rabbi,Habibin Muhammed Mustafa (s a v)ve sevdiklerinin hürmetine sevdiklerimizle bereber bütün müminleri razı olduğun kullardan eyle .Âmin
Hz. Ali (r.a)
“Bir kimse cimrilik huyundan ve öfke duygusundan kurtulmadıkça müttaki sınıfına giremez.”
Bekir b. Abdullah Müzenî (rah.)
Nasibüke yüsibüke velev kane tahte'l-cebel. Yani “Nasibin dağın altında da olsa sana isabet eder.” Arapça atasöz
Likâü'l-halîl, şifâü'l-alîl.
Dostla buluşmak, hastaya şifâdır.
Şifâ'ul-kulûb, lika'ul-mahbûb.
Kalplerin şifası sevgiliyi görmekledir.
insanın insana tahammülü yok ki muhabbeti olsun.
Tahammülsüz insanların 7 ortak özelliği.
1.Fanatizm.2.psikolojik katılık.3.Her şeyi bildiğini sanırken aslında hiç bir şey bilmezler.4.Dünyaları basittir ve derinliği de yoktur.5.rutinlere bağlı olmak.6.ilişkilerinde sorun vardır.7. Son
derece kıskanç olma eğilimindedirler
Nikbin.iyimser
Hüdabin. Hakkı gören
Bedbin.kötümser
Hodbin.bencil
Hodfuruş.kendini öven
Nahvet.kibirlenme
Dara düştüğünüzde
bir yerlerden bir yardım gönderiyorsa Allah,
Ya çok sevdiği bir huyunuz vardır,
Ya da siz onun çok sevdiği bir kulunu seviyorsunuzdur...
Gönül verdiklerimize dikkat etmeli.
"İnsan sevdiğinin kaderinden pay alır"
Osman topbaş.
“Beklentiler içinde olmak belaların ve ölüm sonrası okların habercileridir.”
bû Hamza Sûfî (k.s)
“İnsanlara iyilik ve hizmet etmek isteyen kimse, önce kendini ıslah etmelidir.”
Seyyid Abdülbâki el-Hüseyni (k.s)
“Haramlardan sakınma elbisesini soyan ve takvadan mahrum olan kimseyi, artık dünyada hiçbir şey örtmez.”
Mansûr b. Ammâr (k.s)
Terbiye hususunda amellerin en güzeli, gönülden geçenleri tutmak, kontrol altına almaktır.
Alâeddin Attâr (k.s)
“Allah Teâlâ’ya tam kul ol ki insanlara karşı tam hür olasın.”
Cafer-i Huldî (k.s)
“Allah Teâlâ’ya yakınlığın alameti, insanı Allah Teâlâ’dan uzaklaştıran her şeyden uzak olmaktır.”
Ebu Bekir Dükkî (k.s)
“Marifet Nedir?” sorusuna
Hazreti Şems-i Tebrîzî
“Kalbin hak ile hayatlanmasıdır” der Hazret, ve ekler: “Diriyi öldür – yani nefsini. Ölüyü dirilt – yani kalbini. Bulduğunu yitir – yani dünyayı. Yitiğini bul – yani ahireti. Varı yok et – yani hevanı. Yoğu var et – yani niyetini. Eğer cehennemden kaçıyorsan niyetine sadık kal. Eğer Mevlanı arzu ediyorsan, yüzünü ona döndür, çünkü onu hemen bulacaksın…”
Hz. Mevlâna
Günün adamı olmaya çalışma,
Hakikatin adamı olmaya çalış.
Çünkü gün değişir,Hakikat değişmez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder