İmam Ebu Hanife ve İmam Mâlik, Cafer Sadık’tan, İmam Şâfiî, Maruf Kerhî’den, Ahmed bin Hanbel, Zünnun Mısrî ve Bişr Hâfî’den feyz almıştır.
FAYDALARIM..Maddi ve manevi yaşanan bütün sıkıntılar ortadan kalkar, İbadetler kolay bir şekilde gerçekleşir, İçinizdeki korku, sıkıntı ve stres kalkar, Hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz, Salih rüyalar görülmeye başlanır, Kötü alışkanlıklarınız varsa kısa sürede bu alışkanlıklardan kurtulursunuz, Allah’a daha yakın olmaya başlarsınız .
Ashabına, Sahabelere, Sıddıklara, Şehitlere, Gazilere, Salih Kullarına, Tüm Peygamberlere ve Nebilere, Meleklere, Hz. Meryem, Hz. Fatma Annelerimize ve tüm cennetlik annelerimize, Hızır (as) ve sevdiği evliyalara, himmet eden sultanlarımıza, Veysel Karani Hz'ne, ders veren hocalarımıza ve onların da hocalarına, Üveyslere, Üveyslerin de hediye ettiği tüm sevgililere HEDİYE ETTİM (istediğiniz evliya ve bu dünyada ve ahiretteki sevdiklerinizi de hediyenize ekleyebilirsiniz.)
1 Kere EÛZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTÂNİRRACîM. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM.
“LA İLAHE İLLALLAH” okuyoruz. (Sayı sınırı yoktur dilediğiniz kadar istediğiniz kadar okuyabilirsiniz, illa bizden tavsiye isterseniz saygıdan dolayı EN AZ 100 deriz.)
***Not: Zikri bitirdikten sonra 11 ihlas ve 1 Fatiha okunmayacaktır…***
Faydaları:· Tarifi imkansız huzur verilir.· Maddi-manevi sorunlar kolaycacık çözülür.· Tüm sıkıntılarınızdan kurtulursunuz, devam eden sıkıntılarınızda da mutlu son yakındır. Siz ve sevdikleriniz koruma altına alınmış olur.
· Allahı ve resulu gerçekten sevmeyi öğrenirsiniz.· ibadetler kolay hale gelmeye başlar.· kötü alışkanlıklarınız varsa alınır.· rahmani kokular verilir (cennetteki misk dağından).· tecelliler yaşarsınız.· Salih rüyalar başlar(gerçek).· tüm korkularınız alınır. Korkusuz olursunuz.· namaz kılmıyorsanız bile bu zikre başlayın, Allah namaza da başlatır.· tüm üveysler mutlaka Hızır as ile karşılaşır, gözleri kahkaha atar gibidir.· hastalıklarınız sizden alınır, manevi ameliyat yapılır. (En zor hastalıklar bile alınır)· sizi hiç gitmediğiniz yerlerde görürler, gitmedim demeyin. (Ruhunuz ete kemiğe büründü)· ayak tırnaklarınıza sıddıklık mührü vurulur. (Yatay veya dikey şekilde çizik)· vücuda dövme gibi Allah damga vurur. (Rahmani mühür)· size özel sır ayet verilir (İsmi Azam).· sabükün olunuz yani zikri yayınız.· vefat etmiş veya yaşayan evliyalardan manevi öğretmenleriniz olur. (Ruhunuz siz uyurken ders almaya gider, dersi aklınız değil ruhunuz alır, zamanla anlarsınız)· marifet makamının sonlarına doğru manevi öğretmeniniz artık Hz. Muhammed (sav) olur.· marifetin sonunda yüce Allah’ın cemali görülür. (Adn cennetinin tapusu)· marifeti bitiren kişiye gerçek hayatta ev veya araba verir.· ev verilen kişi: zikri sevdiklerin hariç kimseye verme, rabbine yönel sadece.· araba verilen kişi: zikri yaymakla görevlidir. Örneğin: belediye reisliği verilebilir.· zikre başlayan marifettedir, şebi aruz bitince hakikat başlar, hakikati bitiren evliya olur.· marifette nefsiniz hayvanidir. Hakikate geçince insani. Hakikat bitince nurani olur.
Kurallar:
. Abdestli yapılır (bayanlar özel günlerinde de devam edecekler).ömür boyu, hergün yapmaya çalışın, herşeyi ilk günden beklemeyin, sabırlı olun.. Unutmayın ki en büyük lütuf yüce Allah'ı(cc) zikredebilmektir.. Günboyu her saniye tevhide devam ediyoruz. Yaptığımız kadar yol gideriz. (Kalp zikri). Aşk-ı üveysi kitabını internetten ücretsiz indirip kesinlikle okuyunuz.. Günde 2 kere yapılır, saati fark etmez, sabah-akşam daha iyidir.
Yapılışı: (sırasıyla):1) euzubillahimineşşeytanirraciym bismillahirrahmanirrahiym (1 kere)2) 100 kere ''tevbe estağfirullah'' (sayı sabit)3) en az 132 salavat ''örneğin: Allahümme salli ala seyyidina muhammed''(istediğiniz salavat olur, sayıyı arttırmanız yararınıza olur, başında besmele yok)4) 11 ihlas + 1 fatiha okunur (her surenin başında besmele var)5) hediye: Allah'ım okuduğum surelerin ve salavatların sevabını Hz. Muhammed (sav) e, ashabına, sahabelere, ehli beyte, yüce alisine, himmet eden sultanlara, ders veren hocalarımıza ve onların hocalarının ruhlarına, hızır as ve sevdiği evliyaların ruhlarına, Veysel Karane'ye, tüm üveyslere, şehidlere, sıddıklara, salihlere, ariflere, geçmiş peygamberlere, evliyalara, anama, babama, kardeşime, sevdiklerime hediye ettim amin.6) euzubillahimineşşeytanirraciym bismillahirrahmanirrahiym (1 kere)7) en az 100 kere ''la ilahe illAllah'' sayıyı arttırmanız yararınıza olur.
Bitti bu kadar basit gün içinde tevhide-salavata devam edin sağlam yol alırsınız sayıyı artırın içinizden dışınızdan fark etmez.Zikrin basitliği ve güzelliği yanlış bir şey yaşamayacağınızın garantisidir.
Yaşa ve gör...
Gün boyu tevhide devam ediyoruz binlerce tevhid hiçte az değil (Cuma-10) “Allah’ı çok zikredin ki kurtulasınız”. Bu zikri herkes yapabilir...) Formun üstü
İddia 1:(Üveysî olmak öyle yüksek bir mertebedir ki, o dereceye ulaşmak pek ender olur.(Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)Büyüklerden çoğu üveysîlik yoluyla yükseldiler. (Abdülhak-ı Dehlevî)
Mülahazam:Abdulhakim Arvasi ve Abdulhak ed Dihlevi nin bahsettiği üveysilik Allah’ın inam ve ihsanları sonucu halleri düzelen ve tarikat terbiyesi olmaksızın nefislerini islah edenlerdir. Bu manasıyla üveysilik bir Allah lütfudur.Ama günümüzde ortaya çıkan bu grubun Allah terbiyesiyle bir anda düzelen müminler manasındaki üveysilikle alakaları yoktur.Üveysilik esasen Allah’ın terbiye ettiği özel insanların adıdır. Şu zikirlere devam ederseniz şu şu olur gibi bir uygulamanın üveysilik adı verilerek Allah’ın lütfuyla terbiye edilenler manasındaki üveysilik kavramıyla özdeşleştirilmesi bir yalandır. Aldatmadır.
İddia 2: (Şeriat ve tarikat ehli marifet ehlinin yaşadıklarını yaşayamaz''. (Ahmet Yesevi hz.)Mülahazam:Bu söz Ahmet Yeseviye aidiyeti ispat gerektirir.Bu sözü söyleyen kimse şeriatı yaşamanın dışında bir Müslümanlık anlayışındadır.Şöyle ki: dinimizde, şeriatı yaşayınca müminlere marifet ve salih insan olmak lütfedileceğine inanırız..Ama bu cümleyi yazan şahıs şeriatı yaşamakla değil, başka işler yaparak marifet ehli olunan bir dindarlığı önemsemekte ve övmektedir.-Dikkat edilsin yapılacakların arasında şeriatı yaşamak yoktur.
İddia 3: (Hastalıklarınız sizden alınır, manevi ameliyat yapılır. (En zor hastalıklar bile alınır)Mülahazam:Manevi ameliyat tasavvuf kitaplarında hikaye edilen bir keramet türüdür.Bir sıradışı hal Allah ve rasulune bağlı bir müminden sadır olursa ona keramet diyoruz.Namaz kılmayan dini değerleri önemsemeyen bir kişiden sadır olursa ona istidrac diyoruz."keramet= sıradışı, olağanüstü haller" manasında doğruluk ölçüsü değildir.“hastalıkların bu zikri yapanlardan uzaklaştırılacağı” iddiası çok büyük iddiadır. Başlı başına dünya hayatı ve gereklerine muhalif bir anlayıştır. Böyle büyük iddialarla insanları zikre teşvik etmek Allah’ı kasdetmenin en önemli değer olduğu tasavvuf ve ruh terbiyesi anlayışımıza da muhaliftir.Allah zikri sadece onun rızasının kazanılması için yapılır. İlahi ente maksudi ve rıdake matlubi edebi her tasavvuf ekolünün çok önem verdikleri usul ve edeplerdendir. Allaha ve Allah’ın zikrine Allahtan başka bir gayeyle meşgul olanlar Allaha ulaşmamakla mahrum kılınırlar.
İddia 4: (sizi hiç gitmediğiniz yerlerde görürler, gitmedim demeyin.(ruhunuz ete kemiğe büründü)· ayak tırnaklarınıza sıddıklık mührü vurulur. (Yatay veya dikey şekilde çizik)· vücuda dövme gibi Allah damga vurur. (Rahmani Mühür)· size özel sır ayet verilir (İsmi Azam).
Mülahazam:Ruhani işlerle meşgul olan çoğu ruhaniler çok sayıda sıra dışı hal gösterebilir.Asrı saadetten önce de sonra da çok sayıda sıra dışı hal gösteren münafık, kafir, budist ve ruhani adamlar-kadınlar vardır. Olmuştur ve olacaktır.Bu sıradışılıklar elde edilebilir şeylerdir. Ama bunların üveysilik zikri denilen fiillerle alakası yok.
İddia 5: (Vefat etmiş veya yaşayan evliyalardan manevi öğretmenleriniz olur. (ruhunuz siz uyurken ders almaya gider, dersi aklınız değil ruhunuz alır, zamanla anlarsınız)· marifet makamının sonlarına doğru manevi öğretmeniniz artık Hz. Muhammed (sav) olur.· marifetin sonunda yüce Allah’ın cemali görülür. (Adn cennetinin tapusu)
Mülahazam:Şeytan sadece efendimizin suretine giremez. Diğer evliyanın suretlerine girebilir. Onların ağzından laflar söyleyebilir.Bu tür durumlara karşı tasavvufa girecek olanlara tekkelerde önce tashihi itikad, ardından tashihi ibadat, sonra tashihi ahlak yapılırdı.İbn Arabi’den Gazali’ye Abdulkadir Geylani’den şah Nakşibend’e Sühreverdi ‘ye kadar her eser yazan bunları ilk cümle olarak yazmıştır.(Işıkçılar adlı cemaat farz borcu olanlar sünnet kılmaz lafını Abdulkadir Geylani’den alırlar. Biraz tahrif ederek. Abdulkadir Geylani sünnet borcu olanları tarikatine almazdı. Önce borçlarını bitirmelerini isterdi. Farz borcu olanlara da farzlarını öncelikle kaza etmelerini emreder borçlarını bitirenleri ancak öğrenci olarak kabul ederdi. Zamanımızdakiler ise bunu bile tahrif ettiler.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder