PAZAR GÜNÜ
Enes bin Mâlik Radıyallâhu anha’dan rivayet edilmiştir:
Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve sellem’e pazar günü hakkında sordular, şöyle buyurdu:
”O, dikme ve imar etme günüdür.”
”Bu nasıl olmuştur ey Allah’ın Resulü ?” Dediklerinde şöyle buyurdu:
”Çünkü dünyanın imarı o gün başladı.”
Faziletiyle üstün ve ihya edilmesi güzel olan geceler, bütün senede on beş gecedir. Allah’ın Cemâlini arayan bir müridin bu gecelerden gâfil olması güzel bir hareket değildir. Çünkü bu geceler hayırların mevsimi ve ticaretlerin de tanzim edildiği zamandır. Tâcir bir kimse mevsimlerin değerlendirmesinden gâfil olduğu zaman, kâr edemeyeceği gibi, mürit de vakitlerin faziletlerinden gâfil bulunduğu zaman zaferi elde edemez.
Bu gecelerin altısı Ramazan ayındadır. Beşi, son on günün tek gecelerindedir. Zira son on günün tek gecelerinde Kadir gecesi aranmalıdır, altıncısı ise Ramazan-ı şerifin on yedinci gecesidir. Bu gece öyle bir gecedir ki sabahında Kuran inmiş ve iki ordu karşı karşıya gelmiştir. Bedir muharebesi de bugün de olmuştur.
Abdullah bin zübeyr Radıyallâhu anha, on yedinci gecenin Kadir gecesi olduğunu söylemiştir. Faziletli gecelerden olan diğer dokuz geceye gelince, onları da şöyle sıralayabiliriz:
1) Muharrem ayının birinci gecesi
2) Aşure gecesi ( Muharrem ayının onuncu gecesi )
3) Recep ayının birinci gecesi
4) Recep ayının on beşinci gecesi
5) Recep ayının yirmi yedinci gecesi -ki bu gece Miraç Gecesidir ve bu gecede kılınması gereken bir namaz rivayet edilmiştir.
6) Şaban-ı Şerifin on beşinci gecesi
7) arife gecesi
8) Ramazan bayramı gecesi
9) Kurban bayramı gecesi
Cenab-ı Hak biz müminler için rahmeti, feyiz ve bereketi bol olan günler ve geceler halk etmiştir.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki;
”İki günü aynı olan , -her gün ilerlemeyen, yeni bir şey öğrenmeyen- ziyan etti.” -Beyheki-
Dünya işlerinde olduğu gibi, din işlerinde de ilerlemek gerekir.
Allahu Teâla bizlere her gün ve gecenin ihyasını yapabilmeyi, dünya ve ahiret hayatımızı etkileyen günahlardan uzak durabilmeyi, nefes alıp verdiğimiz sürede ömrümüzü hüsnü hatime ile tamamlayıp huzuruna varmayı, sonra da cennet ve cemalullâh’la müşerref olmayı cümlemize nasip eylesin.
Şüphesiz Allahu Teâla gökleri ve yeri pazar günü yaratmıştır.
O halde herkim bina yapmak isterse onu o gün yapsın.
İmam Gazali (rh.) hazretleri, “Uğursuzluğa inanmak şeytandandır” buyururlar.
İmam Ahmed’in Müsned’inde, Hazret-i İkrime’den (r.a.) gelen bir rvayet şöyledir: “Rasûlullah (s.a.v.), gördüğü şeyleri hayra yorar, hiçbir şeyi uğursuz saymazdı”. Yine bir hadis-i şeriflerinbe buyurmuşlardır ki: “Bir hususta bir zanna kapıldığınızda, onu gerçekmiş gibi kabul etmeyin. Şeytan kalbinize hased duygusu attığında ona uyup zulmetmeyin. Bir şey hakkında uğursuzluk zannına kapıldığınızda buna kulak verip de işinizden geri kalmayın. Allah’a güvenin. Satmak için bir şey tarttığınızda fazlasıyla tartın.” [Süyûtî, Câmiü’s-Sağîr,1, 405]
İmam-ı Rabbani (k.s.) hazretleri de buyuruyor ki: “Günlerin uğursuzluğu, âlemlere rahmet olan Hz. Muhammed’in (s.a.v.) gelmesi ile bitmiştir. Uğursuz günler, eski ümmetlerde vardı. Hiçbir gün, başka günlerden üstün değildir. Cuma günü, Ramazan günleri ve diğer mübarek günlerin fazileti ise, Şâri’ onları üstün tuttuğu içindir. Yoksa mahiyet itibariyle gün olarak diğerlerinden herhangi bir farkları yoktur”.
İsmail Hakkı Bursevî (k.s.), Tefsîru Rûhu’l-Beyân’da, Tevbe suresi, 37. âyetin tefsirinde diyor ki: “Rasûlullah (s.a.v.) teşrif edince, günlerin, mü’minlere uğursuz olmaları kalmadı”.
Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde, "İslâm'da teşe'üm (uğursuz sayma, kötüye yorma) yoktur; en iyisi tefe'ül (iyiye yorma)dır" [Buharî, Sahih, Tıb, 54] buyurarak, bu zararlı anlayışın İslâm'da bulunmadığını ifade etmiştir. Diğer bir hadiste ise şöyle buyrulmuştur:
"Eşyada uğursuzluk yoktur, safer ayında uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesinde bir uğursuzluk yoktur." [Müslim, Sahih, Selâm, 102]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder