INSANLAR, kendi işlediği kocaman günahları çuvala basar, başkalarının küçücük yanlışını duvara asar.
-İnsanlar, kendi kusurlarıyla "saklambaç" başkalarının kusurlarıyla ise "yakalamaç" oynamayı çok sever.
Nefsini şu üç şeye alıştır :
Bir iş yaptığında Allah’ın sana baktığını düşün.
Bir şey konuştuğunda,
Allah’ın seni dinlediğini hatırla.
Sükut ettiğinde, Allah’ın senin içindekileri bildiğini aklından çıkarma.
Hatim-i Esam
---------------
Men, la yerham, la yurham
, acımayana acınmaz
Allahü teâlâ bir kuluna dört şeyi verdiyse, ona her şeyi vermiştir. Hiçbir şey noksan değildir.
1- Ehl-i sünnet vel-cemaat itikadı,
2- Farzları yapmak,
3- Haramlardan sakınmak,
4- Ehlullaha [büyüklere] muhabbet.
Bu dördü hepsini ihtiva eder. Çünkü bu dördü yoksa, insanın imanı da bozuktur, ibadeti de bozuktur, her şeyi de bozuktur.
İmam-ı Rabbanî Hz. sorulur: Allah'tan korkup kimsenin gönlünü kırmayız, Oysa kimse gönülden sevmiyor bizi. Bu nedendir?Çok üzülüyoruz..deyince
İmam-ı Rabbani dedi ki;
Sevmiyor değil, sevemiyor.
Çünkü senin Rabbin, sevdiği kulunu rastgele herkese sevdirmez..
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: Allah Teala bir kulu sevdiği zaman Cebrail’e: “Ben filanı seviyorum onu sen de sev!” diye emreder. Cebrail onu sever ve sonra gök halkına: “Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz” diye seslenir. Gök halkı da o kimseyi sever, sonra yeryüzündekilerin kalbinde o kimseye karşı bir sevgi uyanır. Allah Teâlâ bir kula buğz ettiği zaman, Cebrail’e: “Ben, filanı sevmiyorum, onu sen de sevme!” diye emreder. Cebrail de onu sevmez. Sonra Cebrail gök halkına: "Allah filan kişiyi sevmiyor, onu siz de sevmeyin", der. Göktekiler de o kimseyi sevmezler. Sonra da yeryüzündekilerde o kimseye karşı bir kin ve nefret uyanır. (Müslim, Birr 157)
MERYEM.96...İman edip yararlı işler yapanlara Rahman olan Allah (gönüllerde) sevgi uyandırır.”
Her nimet sahibi haset edilir. Haset edilmeyen tek nimet, tevazudur.
Ehli sünnet olan şerefli insan, ibadet edip yükseldikçe tevazu gösterir. Bid’at ehli olan âdi kimse ise, ibadet ettikçe büyüklenir, herkese tepeden bakar.
Tevazu göstermek de kibirdendir. Çünkü kendinde bir varlık hisseden tevazu göstermeye çalışır. Halbuki mütevazı kimse, kendinde bir varlık görmez ki tevazu göstersin. Alçak gönüllü olan kurtulur, kibirli olan yanar.Tanıdık salih kimseleri ziyaret etmemek kibir, fakirleri ziyaret, tevazu alametidir. Hastalarla birlikte oturmamak, doğru sözü kabul etmeyip, münakaşa etmek, kusurunu bildirenlere teşekkür etmemek, fakirin davetine gitmemek kibir alametidir. Kibirli olan, salih insan olamaz.
Kibir her iyiliğe engeldir, tevazu, her iyiliğin anahtarıdır. Kibirli değilim diyen, kibirlidir.
Kibirden kurtulmak, tevazu ehli olmak için, yaşlı birini görünce, “Bu benden daha çok ibadet etmiştir” demeli. Genç birini görünce, “Bu benden genç, benden daha az günah işlemiştir” demeli. Bid’at sahibi veya bir kâfir görünce, “Bu, hidayete kavuşabilir, ben de Allah saklasın sapıtabilirim. Şu andaki durum değil, netice önemlidir. İman ile öleceğimi bilmediğime göre, nasıl kibrederim?” demeli.
Bir kimse, salihler gibi amel işlese; fakat günahkârlarla düşüp kalksa, iyi amelleri boşa gider, kıyamette kötülerle beraber haşrolur. Bir kimse de, kötüler gibi amel işlese; fakat salihleri sevse, onlarla beraber olsa, günahları iyiliğe çevrilir, iyilerle beraber haşrolur.
Allahü teâlânın bir kulunu sevmediğinin alameti de onun malayani ile (ne dinine ne de dünyasına faydalı olmayan işlerle) vakit geçirmesidir. Allahü teâlânın bir kulunu sevdiğinin alameti ise, onun fıkıh ilmi ile meşgul olmasıdır.
Allahü teâlâ iyilik murat ettiği kullarını iyilikte, felaket murat ettiği kullarını felakette kullanır. Müslüman için en büyük felaket, ehli sünnet itikadına sahip olmamak, olunca da bu nimetin kıymetini bilmemek olur.
Kaza ve kader değişmez, ancak dua değiştirir, onun için herkesten dua almaya bakın.
Kur'an inananlara şifa olurken, inanmayanlara kapalıdır.
Fussilet,44
Meselâ:
Bir fiil fardır bir de fiile muhatap olan.
Muma üflersin sündürür. Mangala üflersin ateşi canlandırır. Eline üflersin elin ısınır. Çaya üflersin çay soğur.Üfleme aynı üfleme.Kur'an da böyledir.
Kimseyi elindeki nimetten dolayı kıskanma. Allah'ın ondan neler aldığını bilemezsin.
Senin başına gelen hiçbir musibete üzülme. Karşılığında Allah'ın sana neler vereceğini bilemezsin.
Birisi sana zulmettiği zaman ondan intikam alma..!
Aksine uzaktan izle..!
Kaderi göreceksin.
Kader, hesabı görmekte eşsizdir.
Imam Şa'râvî
Ya söyleyecek sözü olmalı insanın, ya da susacak edebi.
Hz. Ebubekir
Sadece niyet edin ve yolunuza devam edin. Kader niyete aşıktır. Çektiğin zahmet bir gün rahmet olur.
Niyet ettiklerim olmuyorsa ya hakkım değildir,
Ya hakkımda hayırlı değildir.
Kırıldıysan sessiz kal,
Sesizliğinden kırldığını anlamıyorsa; onsuz kal.
Şems-i Tebrizi
Var mısın ki, yok olmaktan korkuyorsun?
Muhyiddin Arabi
Bir günah işlediğinde hemen tövbe et. İnsan suya düştüğü için değil, sudan çıkamadığı için boğulur.
Neyi feda edersen, o sana ihsan edilir. Neye kıyamazsan, onunla sınanırsın.
Sen gönlünü ferah tut,
Ne mutsuz edip gülen, nede aldığı ahları ödemeden giden yok bu hayatta.
Hz. Mevlana
Fakirin ihtiyacı zenginin israfı kadardır.
Düşmanı ile husumette aşırı giden günaha girer. Ancak onu hafife alan da zulme uğrar.
Şu iki insanı asla unutmayın:
İhtiyaç anında yanınızda olanı...
Zor zamanda yalnız bırakanı...
Hz. Ali
Şu üç şeyden sakının:
1-İblisi yoldan çıkaran kibirden...
2-Ademi cennetten çıkaran hırstan...
3-Kâbili kardeş katili eden hasetlikten...
İmam-ı Hasan (r.a)
Allah Kuluna Çok Fazla Soru Sormayacak
Sadece Şunu Sorar:
Ben Seninleydim, Sen Kiminleydin.
Cüneyd-i Bağdadî (k.s)
Bir çiçeğe fazla su verirsen çürür.
İnsana gereğinden fazla değer verirsen kudurur.
Şirazi
--------------'xz
“Kötü insan ile arkadaş olma, zira sana kendi yaptığı kötülükleri öğretir.”
Cafer-i Sâdık rahimehullah
HADİS
Haklı bile olsa çekişip didişmeyen kimseye cennetin kenarında bir köşk verileceğine ben kefilim.
Şakadan bile olsa yalan söylemeyen kimseye cennetin ortasında bir köşk verileceğine kefilim.
İyi huylu kimseye de cennetin en yüksek yerinde bir köşk verileceğine kefilim.”
Ebû Dâvûd, Edeb 7. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 58; İbni Mâce, Mukaddime 7
Hz. Mevlana.
Dünyada olabilecek her bir olay için misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Siz ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız.
Güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahalesi buradadır.
Rüzgarın estiği yöne doğru eğilen "renk değiştirici" insanların sevgisinde hayır yoktur..
İmam Şafii
Insana rast gelesin edebali
Cimrinin bakışından sakının
Hz. Ali
Maraba yaparsa puştluk.
Ağa yaparsa plân derler.
Maraba.aganin atina acirmi.
"Yüz yüze görüşmek kini yok eder. Çünkü gözler birbirine bakınca kalp yumuşar."
İbn Hazm
Biri, Hz. Ali'ye sordu
Neden çok akıllı kimseler fakir oluyor ekseriyetle?
Hz. Ali dedi ki;
Kulun aklı rızkına mahsup (hesap) dahil edilir...
Nasıl ki mideniz sizin elinizde olmadan gıdaları hazmediyor, siz uyurken bile işine devam ediyorsa, içine zikir yerleşen kalp de öylece zikreder.
Gavs-ı Sânî (k.s)
GÖNENLİ MEHMED EFENDİ.
“Yâ Rab!Hayırlar yaz başımıza, İyiler çıkar karşımıza!"
Hayatta hiç bir karşılaşma
Tesadüf değildir,
Ya bir imtihandır.
Ya bir cezadır.
Yada Allah'tan bir lütuftur.
Hak sözü söylemeye gücün yetmiyorsa, bari batıla alkış tutma!
(Şa’râvî)
Yanlış üslup doğru sözun cellatıdır.
Sadi şirazi
Sıfır yetenek gerektiren 8 şey;
1- Dakik olmak.Dakiklik
2- Etik çalışmak
3- Çaba sarf etmek.Gayret
4- Pozitif olmak.Enerji.vucut dili
5- İstekli olmak.Tutku
6- Öğrenmeye açık olmak.Gelişim
7- Destekleyici olmak
8- Kibar olmak.Terbiye
“Sevgi seni konuşturur, hayâ susturur, korku rahatsız eder.”
Zünnûn-i Mısrî (k.s)
Fıkhın azı, ibadetin çoğundan hayırlıdır. Kul, Allah'a halis olarak ibadet ederse, fıkıh ona öğretilir. Cehil olarak da kişiye, aklını beğenmek yeter. İnsanlar iki sınıftır: Mü'min ve cahil. Öyle ise sen mü'mine eza etme, cahille de bulunma.
Ravi: Hz. İbni Amr (r.a.)
Kaynak: Ramuz el e-hadis, 336. sayfa, 5. hadis
efendimiz s.a.s buyurdu
(Âmâya veya yol sorana) yol göstermen sadakadır. Gücünle güçsüz birine yardım etmen sadakadır. Konuşmakta güçlük çekenin meramını ifade etmen sadakadır...” İbn Hanbel, V, 152
Allah c.c BUYURDU
BISMILLAHİRRAHMANIRRAHIM
: "Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer." (A'lâ, 86/1: "…
Rabbim! dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletirsin; bizim dostumuz Sensin; bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en iyisisin…" (A’râf, 7/156)
Hazret-i Ömer, (Edep, ilimden önce gelir)
İbni Mübarek hazretleri, (Bütün ilimleri bilenin eğer edebinde noksanlık varsa, onunla görüşmediğime üzülmem, bunu kayıp saymam. Fakat edepli ile görüşemesem üzülürüm) buyurdu
Hadis-i şerifte, (Hayasızlık insanı küfre düşürür)
Hayanın azlığı küfürdendir.
Allahü teâlâdan haya edin! Allah’tan haya eden, kötü düşünceden uzak durur, midesine girenleri kontrol eder, ölümü hatırlar.) [Tirmizi]
(Haya, baştan başa hayırdır.) [Müslim]
(Her dinin bir ahlakı vardır. İslamiyet’in ahlakı da hayadır.) [İbni Mace]
(Hayasız olan hep kötülük eder.) [İbni Mace]
(Hayasız olan, emanete hıyanet eder, hain olur, merhamet duygusu kalmaz, dinden uzaklaşır, lanete uğrar, şeytan gibi olur.) [Deylemi]
(Haya ile iman, ikiz kardeştir. Biri giderse diğeri de gider.) [Ebu Nuaym]
(Mümin, ayıplamaz, lanet etmez, çirkin söz söylemez ve hayasız değildir.) [Tirmizi]
(Haya imanın nizamıdır. Bir şeyin nizamı bozulunca, parçaları da bozulur.) [İ.Maverdi]
(Haya imandandır. Hayasızın imanı yok demektir.) [İbni Hibban]
(İnsan, salih iki komşusundan utandığı gibi, gece gündüz kendisiyle beraber olan yanındaki iki melekten de utanmalıdır!) [Beyheki]
(Hayasızın dini olmaz ve hayasız kişi Cennete giremez.) [Deylemi]
(İman çıplaktır, süsü haya, elbisesi takva, sermayesi fıkıh, meyvesi ameldir.) [Deylemi]
(Haya insan olsaydı, salih biri, fuhuş insan olsaydı, kötü biri olurdu.) [Taberani]
(Haya ile iman bir aradadır. Biri giderse, öteki de durmaz.) [Hakim]
hadis-i şerifte, (Allah’tan sakınan, insanlardan da sakınır) buyuruluyor. Hayasız olan mürüvvetsiz olur. Hazret-i Ebu Bekir, (Hayasız insan, halk içinde çıplak oturan gibidir) buyurdu.
Ümmetimin üstün olan kimseleri, aşk belasına maruz kalınca iffetini muhafaza edenlerdir.) [Deylemi]
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Haya, iffet, dile hakimiyet ve akıl, imandandır. Böyle kimselerin ahiret arzusu çoğalır, dünya hırsı azalır. Cimrilik, müstehcenlik, çirkin sözlülük, hayasızlıktan, nifaktan ileri gelir. Böylelerinde dünya hırsı çoğalır, ahiret arzusu azalır.) [Beyheki]
Erkekler, iffetsiz olursa, yakınları da kötü yola düşebilir. Peygamber efendimiz, (Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur) buyurdu. (Taberani)
İbni Neccar'ın bildirdiği (Zina eden, aynı şeye maruz kalır) mealindeki hadis-i şerif, iffetli olmayanın yakınlarının da, iffetsiz olabileceğini göstermektedir. İffetli olmaya gayret eden bunu başarır. (İffetli olmak isteyeni Allahü teâlâ iffetli kılar) hadis-i şerifi buna delildir. (Hakim)
Güzel huy bir asalettir
(Asalet olmayınca, verilen terbiyenin fazla tesiri olmaz
Loknan hekim
En iyi hasletler.
Dindarlık, mal, haya, güzel ahlak ve cömertliktir.
- Oğlum, bu beş haslet kimde olursa, o kimse takva ehli, temiz bir kimsedir, Allahü teâlânın dostudur, şeytandan uzaktır.
İmam-ı Rabbani hazretleri, (Edebi gözetmek, zikirden üstündür. Edebi gözetmeyen Allah’a kavuşamaz)
hadis-i şerifte;
(İnsan günahını dünyada gizlerse, Allahü teâlâ da, kıyamet günü, bu günahı kullarından saklar)
“Size hevalarıyla galip gelecek topluluklarla vaktinizi boşa harcamayın.”
Ubeydullah Ahrâr (k.s)
Talihi yar olanın yar sarar yaresini
Talihi yar olmayanın felek yıkar hanesini
Keçecizade İzzet Molla
“İhlâs, gözün ameli görmemesidir.”
Ebû Muhammed b. Ruveym (rah.)
Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz şöyle buyurdu:
- Allah bir kulunu sevdiği zaman onun halini güzelleştirir.
- Ya Rasulallah, Allah kulunun halini nasıl güzelleştirir, diye sorulunca da buyurdular ki:
- Eceli yaklaştığı zaman ona salih ameller yapmayı nasip eder. Böylece kendisi ve komşuları ondan razı olurlar.
Hazret-i Aişe r.a. validemizin bildirdiği hadis-i şerife göre de Rasulallah s.a.v. Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Allah kuluna hayır vermek istediği zaman, ölümünden bir sene önce kendisine bir melek gönderir. Onu doğru yolda gitmeye, dinini yaşamaya muvaffak kılar. O kul en iyi halleriyle, en güzel ibadetleriyle ölür. İnsanlar da onu hayırla anarlar. O kul, vefat anında Allah’ın kendisine hazırladığı şeyleri görür ve bir an önce Rabbine kavuşmak ister. Çünkü bir sene boyunca o meleğin yardımıyla güzel, nuranî bir hayat yaşamaya muvaffak olmuştur.”
Efendimiz s.a.v. buyurmuştur ki: “Eğer bir damarınız depreşir, ayağınız kayar, bir bela veya musibete uğrarsanız günahlarınıza kefaret olur.”
İmam Gazâlî,
"Bir mü'min üç gün art arda ilim öğrenmeyi, kitap okumayı keserse fark etmese de manevi hâlleri altüst olur."
Dinini iyi bilmeyen insan
topaç gibidir.
İpini saran çevirir.
Molla Hüsrev
Fuzulî Diyor ki....
Sevgi üç türlüdür;
Birincisi muhabbet, sevdiğini görünce mutludur kişi. Görmeyince önemli değil.
İkincisi Aşk...
Sevdiğini görünce mutludur kişi, görmeyince hüzün kaplar içini.
Üçüncüsü Dert;
Kişi Sevdiğini Görse de hüzünlüdür, görmese de
Fuzuliye sormuşlar;
Sevmek mi daha güzeldir,
Sevilmek mi?
Sevmek' demiş...
Çünkü sevildiğinden hiçbir zaman emin olamazsın...!
“İhlâs, süt emen çocuk gibi, kendisini övene de sövene de hiç aldırış etmeyip işine, ibadetine devam etmendir.”
Yahya b. Muâz (k.s)
“Ayıplı insanlara bakıp kalırsak, arkadaşsız kalırız. Hiçbir insan beşeriyetinden çıkarak tam arınmış olamaz.”
Şah-ı Nakşibend (k.s)
Kimse Hal'inin peşinde değil. Herkes Kal'inin derdinde. Söz söyleme peşinde insanlar. Zannediyoruz ki dil konuşur. Dil ne söylerse söylesin! hal hal değilse Kal'in hükmü kalmaz.
Hazreti Mevlana
Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil.Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma… Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder